Bazen yazmak istediklerimi hemen yazamıyorum.Ama olsun.O andan sonra yazılanlar böylece daha farklı oluyor.Bundan bir buçuk yıl kadar önce Latte geldi hayatımıza.Latte bizim köpeğimiz.Pekinez ve Cocker karışımı bir melez.Bize geldiğinde 3 aylıktı.O da benim üçüncü çocuğum oldu.Eve köpek alalım mı süreçlerini nasıl geçtik önce oradan başlamak istiyorum?Karneler alınmadan önce yazdığım bu yazıda en önemli hatırlatmayı en başa yazmak istiyorum.Sakın eğlence olsun diye başka bir canın günahına girmeyin!Bir hayvan sahibi olmak çok kolay ama onu devam ettirmek ve onunla yaşamak koşulları bambaşka bir olay.Bu ikisini mutlaka düşünün.Satın almayın mutlaka sahiplenin
Kızlarım her serzenişte bulunan evlat gibi “bizim niye köpeğimiz yok,bizim niye yok” diye başımın etini yiyerek başladılar bu işe.Ben daha önce hiç bir şekilde evcil hayvan bakımı bilmeyen bir birey olarak olumsuz düşünceler içindeydim.Kızlar bu arada doğum günü,yılbaşı,hıdırellez , bayram seyran derken tüm dua ve dileklerini”Allahım bir köpeğimiz olsun” üzerinden ilerletiyordu.Bir gün “artık istekte bulunmayacağız olmuyor” dediler bana.Bende hayallerinden vazgeçmemelerini,ben şu anda eve almasam bile,büyüdüklerinde gerekli ortamları olduğunda kendilerinin istedikleri zaman köpek sahibi olabileceklerini defalarca tekrarladım durdum.Bu arada bir köpek sahibi olmak istediklerini ama köpeği asla pet shoplardan SATIN ALMAYACAKLARINI bana söylemişlerdi.Niyetleri barınaklardan SAHİPLENMEKTİ.Onlara instagram üzerinden hayvanları çok seven,onları koruyup kollayan gözetleyen,yuva sahibi yapan Banu Aydın,sahipsizcanlarayuva,sokaklarbileyasak gibi hesapları takip etmelerini önerdim.Sonra süreç başladı.Her gün hesaplar kontrol edildi,köpek cinsleri,bakımları öğrenildi vs vs…
Bu arada yanımızda yatılı olarak kalan yardımcımız ayrıldı.Evde işler yalnızca ANNE olarak bana kalmadı ve hemen iş bölümü yapıldı.Bundan sonra artık herkes kendi odasını toplama,temizleme,çarşaf değiştirme gibi sorumluluklarını alacaktı.Ve aldılar.Yaşları 13 ve 11 idi.Yaklaşık yedi sekiz ay bu şekilde evde bir düzen devam etti.O sırada piyano eğitimi aldıkları öğretmenleri Burcu’nun evdeki köpekleri yavruladı.Sanırım piyano derslerinin fısıltılı molaları bu minik köpeklerden birini sahiplenmek üzerineydi 🙂 Latte 20 Mart 2016 tarihinde diğer iki kardeşi ile birlikte dünyaya geldi.Fısıltı gazetesi haberlerine göre,doğan üç kardeşten biri mutlaka bizim köpeğimiz olmalıydı.İsmi Latte olmalıydı.Ve eğer anne baba kandırılabilirse karne alındığında Latte tam üç aylık olarak evimize gelmiş olacaktı.Hayaller ne güzeldi ve hayaller olmasa insan yaşayabilir miydi?
Kızlarımı çok seviyorum(her anne gibi),onların mutluluğu benim mutluluğum.Ama başka bir canlıya bakabilme sorumluluğu beni çokça korkutan bir histi.Diğer taraftan onların bu çabaları,sorumluluk sahibi olmaları,evdeki düzene uyum sağlamaları bir gün uzun işe gidiş yolculuğumuzda kocamı kandırmama sebep oldu.Kızlarımın şımarıklık yapmadığını,bir köpeği satın almak istemediklerini,özellikle sahiplenmek istediklerini, bu uğurda her fedakarlığa hazırlıklı olduklarını gözlemlediğimi paylaştım onunla.İkimizinde daha önce hiç evcil hayvan bakımı ile ilgili bir tecrübesi yoktu.Nasıl yaparız,nasıl bakarız,nasıl altından kalkarız soruları ile karar verdik.Latte’yi sahipleniyoruz.
Kızlara bu haberi verdiğimizde ikisi de ağladı.Bize inanmadılar.Ta ki Eminönü’nde tasma,mama kabı,taşıma çantası filan almaya gidene kadar.Satın aldığımız her şey evin ortasında birikiyor ve karne günü gelsin diye dört değil dört yüz gözle bekliyorlardı.Bu arada kararımızı Burcu’ya söyledik ve hemen bir whatsapp grubu kurularak fotoğraflar ve videolar ile süreci biraz daha kolaylaştırdık.Beklemek,sabretmeyi öğrenmek ne de olsa uzun bir yolculuktu.17 Haziran 2016 Cuma günü erken dağıtılan karne sonrası Latte’ye kavuşmak için yoldayız.Trafik yok.Gayet hızlı gidiyoruz ama “hadi baba” demeden olmaz…Ve işte o an.Evin önünde Latte’yi Burcunun ellerinden teslim alıyoruz.Burcu eline doğan minik yavrusunun hüznünü,ama bize emanet edeceği için mutluluğunu ve fakat tecrübesizliğimiz için belki de endişesini de yaşadığı yaşlı gözlerle Latte’yi çantasına yerleştiriyor.
Yoldayız ve artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak!Hoşgeldin ailemize Latte
devamı elbette var 🙂