Sakin bir pazar röportajı olsun mu dedim? Oldu 🙂 Hayata duyarlı, sadece kendi için değil çevresini de düşünen zarif, kibar, girişimci Sevgili Özlem Çıkrıkçı bakın hem kendini hem de internet sitesi o-bebek.com u nasıl anlattı?
Özlem Çıkrıkçı kimdir bize biraz tanıtır mısınız?
Aslında sitede bir ”Ben Kimim?” kısmı var, kendi bebekliğimden itibaren anlattığım 🙂
Şaka bir yana, 41 yaşındayım. 20 yıldır iş dünyasındayım, başta ithalat-ihracat olmak üzere satın alma ve süreç yönetiminde görev aldım. İş hayatının yanında her zaman teknolojiye çok meraklıydım, hani şu yeni ürünleri, yeni siteleri yeni aplikasyonları ilk kullananlardan. Ama teknolojiye bu kadar düşkün olup, bir yandan da sporunu ihmal etmeyen tiplerden, yogadan windsurf’e, dalıştan kickboksa yapmadığım şey kalmadı. Sağlıktır teknolojidir derken, hepsini bir kazanda karıştırınca www.o-bebek.com çıktı ortaya.
Neden organik diyelim?
Ekip olarak sağlıklı yaşamaya inanan insanlarız. Sporumuza, yediğimize içtiğimize hep dikkat ederiz. Hele ki İstanbul’da yaşayan insanlar olunca bu çok daha fazla önem kazanıyor, zaten dehşet bir kirlilik içinde yaşıyoruz, yediklerimizin büyük kısmını marketlerden almak zorunda kalıyoruz. Uzun süre yerel ürünlere ulaşmaya çalıştık ama şehrin göbeğinde bu pek kolay olmuyor malesef. Sonunda organik pazarlara kaymaya başladık.
Öte yandan çevremize baktığımızda yeni gelen nesilde çok fazla astım, bronşit, obezite ve başta bağışıklık hastalıkları olmak üzere hastalıklar olduğunu farkettik. Bunun ana etkeninin doğadan gittikçe kopmamız olduğuna inanıyoruz. Bizler belki organik ürünlere yetişemedik ama öte yandan zaten organiğe gerek duyulmayan dönemlerde büyüdük.
Bir yandan kendimizin ve sevdiklerimizin sağlığı, bir yandan iyi birşeyler yapmak isteği bir araya gelince www.o-bebek.com doğmuş oldu.
Sizin hayatınızda organik sıralaması nasıl? Önce giyim, yemek kozmetik hangi sıralamayı yaparsınız?
Çoğu insanın aksine bende kozmetikle başladı. Yüzüme sürdüğüm kremlerdeki, saçımı yıkadığım şampuanlardaki kimyasalların vücudumuza nüfuz ettiğini ve ne kadar zararlı olabileceğini biliyordum. Ardından da gıdalarda bir arınma süreci oldu. Önce işlenmiş gıdalardan uzaklaşıp, ardından organiğe geçtik. Ev temizliğine geçince bir şok aşaması oldu çünkü alırken pahalı gibi gelen ürünler aslında kullanımda çok tasarruflu olduklarını gördüm. Derken, şimdi elimden geldiğince organik bir dünyada yaşıyorum ve yaşatmaya çalışıyorum.
o-bebek.com yaratma ve kurma aşamasından bahseder misiniz?
Bizler, kendi ihtiyaçlarımızı gidermek için farklı farklı noktalara gitmek zorunda kalıyorduk. Bu da özellikle büyük şehirde zaman kaybı. Kendi kendimize söylenip duruyorduk neden bu dar zor diye… Hele ki anneyseniz, bu çok daha büyük bir külfet. Zaten çok kısıtlı olan zamanı ordan oraya koşturarak geçirmemeli insan bebeğiyle vakit geçirmek varken. Herkes gibi internete yöneldik ve o zaman farkettik mevcut sitelerdeki eksiklikleri. İlla birşeyler yoktu. Ya gıda, ya oyuncak, ya da başka bir şey. Bazen de normal ürünlerin yanında “Var mı? Var” diyebilmek için itelenmiş departman gibiydi.
Biliyorsunuz, ihtiyaçlardan doğar böyle şeyler. Ben de madem ki bu bir ihtiyaç, o zaman kendi ihtiyacımı kendim gideririm dedim ve ekibimle birlikte yola koyulduk.
Organik ürünler kullanmaya başlamak ve bunu e ticarete döndürmek sizin için nasıl bir süreçti?
İnsanlar inandığı ve bildiği işi yapmalı. Ekip olarak biz de “organik”in geleceğine inandığımız gibi “e-ticaret”in de geleceğine inanıyoruz. Zaten hem ürünlere dair yılların tecrübesine sahiptik. Bir de üstüne e-ticaret tecrübemiz eklenince, mutlu olduğumuz işi yaparken bulduk kendimizi.
Web sitesi o-bebek.com ama herkese organik diyerek hedef kitle oldukça genişlemiş? Büyüme için nasıl bir yol izlemek istiyorsunuz ?
Yola çıkış noktamız sağlıklı nesiller yaratmaya katkıda bulunmaktı. Burda devreye bebek ve hamile/anne ürünleri devreye giriyor. Ama sonra kendi tecrübelerimiz girdi devreye. Bebek az büyüyünce “Amaaan, kimyasal havuzuna atıverelim” denmiyor ki… Bir zıbın ya da ahşap oyuncak ile başlayan süreç, evin temizliğine, diş macununa, hatta babaların traş kremine kadar uzanıyor. İstedik ki, bir anne ya da anne adayı, hem kendisi hem bebeği hem de sevdikleri için ihtiyaç duyduğu organik herşeye tek bir noktadan ulaşabilsin.
Sizce ben bir anne olarak neden o-bebek.com dan alışveriş yapmalıyım?
Birincisi, doğru ürünleri bulacağınızdan emin olabilirsiniz. Ürün seçiminde oldukça titiz davranıyoruz. Sertifikasyon son derece önemli organikte. Biz sizin yerinize bu araştırma sürecini yapıyoruz. Sitede herşey organik değil, mesela biberon dediğiniz doğası gereği organik olamıyor. O zaman da BPA gibi kimyasallar içermeyen ürünler olmasına dikkat ediyoruz. Yani bir annenin yapacağı o titiz seçim aşamasını, onlar adına biz yapıyoruz.
İkincisi, ürün çeşitliliği olduğu için onlarca sitede gezinmelerine gerek kalmıyor.
Üçüncüsü, alımlarını toplu yapabilecekleri için de kargo ücretinden de tasarruf edebiliyorlar.
Yani, o-bebek olarak annelere hem vakit hem nakit tasarrufu sağlıyor ki bebekleri ile daha fazla kaliteli zaman geçirebilsinler.
Okuyucularımıza sitenizin alışveriş güvenliği konusunda nasıl bilgiler vermek istersiniz?
Kredi kartı bilgileri olmazsa olmaz 128bit SSL ile korunuyor, kredi kartı bilgilerinizi görmüyoruz bile.
Yine de kredi kartı kullanmak istemeyenler için havale veya PayPal ile ödeme alternatiflerimiz de mevcut.
Önümüzdeki günlerde kredi kartı sayısını müşterilerimize taksit kolaylığı sunmak için artıyor olacağız.
Ben sitenin özellikle hızlı üyelik ve hatta facebook hesabı ile çok hızlı bağlanmasını çok beğendim. Görsel olarakta oldukça sakin,özellikle renkleri beni yormayan hoş bir sayfa olarak değerlendirdim. Siz başka neler eklemek istersiniz site hakkında?
Çok teşekkürler. Daha önce de dediğim gibi, önceliğimiz zaman kaybının önüne geçmekti. Her ne kadar sitenin adında bebek olsa da, siteyi kullananların başta anneler olduğunu unutmamaya ve hayatlarını kolaylaştırmak için elimizden geleni yaptık, yapmaya da devam edeceğiz.
Çok teşekkürler. Duyarlı ve hassas çalışmalarınızın başarıyla artmasını umut ederim.