Kimsin sen?
Blogger
Hangisi senin blogun?
zottiri dünya bloğu.ama yoğunluktan hiç bişey yazamıyorum
belli hiç bir analitiğin yok,hiç bir sayaçta indekslenmemiş bile bloğun 🙁
ama olsun her gün birine atar yap,gider yap.ben doğruyum ama sen yanlışsın.ben bilirim ama sen bilemezsin,en güzel benim,en havalı artistik fotoları ben çektiririm
hava at.En güzel oteldeyim,en güzel kafedeyim,en güzel plajdayım.
her şeyin en iyisini ve en pahalısını ben kullanırım.Bunlar bana sular seller gibi hediye gelir.İstediğimi giyer istediğimi çıkartır ve hatta istersem” ikinci el dolabım” diye satışa bile çıkartırım.Çünkü onlar benim ve yalnızca bana hediye geldiler.Siz mi?Siz kimsiniz ki bu ürünleri değil kullanmak yanına bile yaklaşamazsınız.Misal bana gelen şu bikini…Kaç para biliyo musun?Askeri ücret kadar cınım.Askeri ücret ne kadar bilmiyorum deme bana sen zaten o kadar ancak kazanıyosundur.Hoş zaten beni takip edenlerin yarısından çoğu 15 yaş altı veletlerdir ama olsun.K önemli yani…
Aaa az kalsın unutuyodum söylemeyi.ben bu markayla anlaştım proje bazında çalışıyorum artık (para alıyorum yani anlasana) Bu bikinilerden sende al.harika,plajlarda herkesçikler sana bakar bunlardan giyersen valla bak
ee dün aşağılıyodun sen erişemezsin diye askeri ücret diye bugün ne oldu?ayrıca askeri değil, asgari ücret o
para aldım dedim ya.sen satın alıcaksın bende benim takipçilerim satın alıyo işte diye hava atmaya devam edicem.neyi anlamadın anlamadım yani
kimsin sen?ne iş yaparsın?ben seni niye takip ediyorum?faydalı bi atraksiyonun var mı?yoksa yalnızca erişemediğim yaşayamadığım hayatı sende gözetlemek mi benim hoşuma giden?
Böyle işte!Neden mi yazdım?Yazdım.Kader benim yollarımı yine çok klas,çok tatlı,çok bilgili bir pamuk şekeri ile karşılaştırdı.O artık benim asistanım.Bundan böyle görebildiğiniz kadar hep benimle birlikte onu da göreceksiniz.Sosyal medya dünyasında onunla birlikte yolculuğumuza devam edeceğiz. Ben latigul.com ‘u açtığımdan beri kendime Blogger mesleğinden daha çok latigul.com Yöneticisiyim demeyi hep daha uygun gördüm.Neden?Çünkü Blogger biraz daha fazla kendi hayatını gözler önünde yaşayan ve paylaşan bir sosyal figür.Bense kendi adıma konuşmam gerekirse işimi severek yapan,ona yeterli vakit ayıran ve geri kalan zamanımda ailem ve kendim ile ilgilenen bir çalışan olarak görüyorum kendimi sosyal medya dünyasında.
Eskiler “aynası iştir kişinin” derler ya.O misal.Bizim sosyal medya dünyasında da artık yıllardır bir çok proje yapmanın getirdiği gözlemler olsun, katıldığım toplantılar olsun bir çok kişi ile tanışma ve çalışma fırsatım oldu.Rahatlıkla söyleyebilirm ki bizim işimizde de insanlar ikiye ayrılıyor.Hayat sonuçta…Tüm meslekler tüm sektörler için geçerli olan kurallar bizim içinde aynı.Çalışan,disiplinli,işine güzellikler katarak üretimine devam eden,bir de çalışırmış gibi yapıp,bir toplantıya katıldığında çevresindekilere selam vermeyi bile beceremeyen,marka yöneticileri lansmanlarında sunum yaparken kendi koca sesinin tonunu ayarlayamayıp geyik muhabbetine devam edip sınıf düzenini bozan yaramaz çocuklar misali ortalıklarda mış gibi yapanlar…Ağır mı oldu?Yoo düşünün eminim bana hak vereceksiniz.Her zaman söylüyorum.Bu işe başladığımda şanslıydım.Gerçekten sevdiğim beğendiğim arkadaşlıklar dostluklar edindim çok şükür bu yaşımdan sonra.Bu yazdıklarım birilerini hedef almak ve ya göstermek değil.Yalnızca kişisel gözlemlerimden yola çıktıklarım.Neden mi yazdım?Çünkü kimse için arkasından konuşup yalan beyanda bulunmam.Ama tesbitlerim hep doğrudur.Yazımın ortalarına dönersem;tatlı asistanım ile buluştuğumuzda dışarıda bir mekanda kahve keyfimize başlamadan önce ,gizli kamera çekimi yapsak bayağı ses getirecek bir “bilogır” fenomeninin sahte yüzünü gördü ne yazık ki Nihan’cığım.Sen onlara bakma Nihan.Hoş geldin sosyal medyaya, hoş geldin dijital dünyaya.Birlikte kaliteli işler yapmak dileği ile…