Dallas’ta Büyük Temizlik

1528441234_Winnie_Harlow___Hayley_Baldwin_Tommy_Icons_BTS_Fall_18_Low_Res

70’lerde Dallas dizisi çok popülerdi. O ne zenginlikti öyle; çiftlikler, arabalar, atlar…Fakat o zengin insanların çok kötü bir huyu vardı. Herkes evde ayakkabıyla dolaşıyordu. Hele o evdeki yatağa ayakkabıyla yatmak; olacak iş değildi. Evlerinin her taraf mikrop dolu olmalıydı. Neyse ki bizim evde durum farklıydı; içeriye ayakkabıyla girilmezdi ve annem evi her zaman tertemiz tutardı. Çok şükür, bu adet eşimin sayesinde şimdi de aynen devam ediyor.

Temizliğe önem veren bir toplumuz. Temizlikle, imanı bir arada ele almak da iyi bir iletişim yöntemi. Bu yaklaşımın bizi temizlik alanında toplumsal olarak ne kadar başarıya ulaştırdığı ayrı bir konu. Fakat, en azından kişisel alanlarımızda temiziz. Ya da öyle bir iddiamız var. Mesela ‘temizlik günü’ diye bir kavramımız var; haftada bir gün, bir yardımcı eşliğinde camlar, banyo, mutfak vs. elden geçiriliyor. ‘Büyük temizliğe kalkışmak’ diye başka bir eylemimiz var. Temizlik gününde yapılanlara ek olarak perdeleri, yorganları, köşe bucak temizlemeyi içine alan bir tarzı var bu eylemin. Bahar temizliği kavramıysa tüm bunlara ek olarak, halıların yıkanmasını, duvarların boyanmasını da konuya dahil ediyor. Büyük şehirlerde bahar temizliğini pek göremiyoruz artık. Çünkü, yatak-yorganlar sentetik elyaftan, duvarlarsa kağıt. Kentsel dönüşüm beklentisiyle de bahar temizliği sürekli ileri atılıyor olabilir; bilemiyorum. Ama, merak ediyorum; Fransızların veya Almanların böyle sadece temizliğe ayrılmış günleri, kavramları var mı? Bilen, beni de bilgilendirirse memnun olurum.

Çocukluğumda temizliğin belirgin bir biçimde cinsiyet odaklı bir tarafı vardı. Açıklamaya çalışayım; çocukluğumda temizlik günleriyle ilgili olarak el altından yapılan iletişimin görünmeyen ana fikri bana göre şuydu; ‘iyi temizlik yapmak kadınlara mahsustur’. Buradan yola çıkarak da, ‘kadınlar olmasa erkekler kimbilir ne halde olur?’. Benim kuşağımda bu bir öğreti haline dönüşmüştür. Böyle günlerde erkekler evden uzaklaştırılırdı. Erkek egemen toplumun, temizliğe yansıması; başka nasıl olabilirdi zaten. Kadınların kendisini gösterebileceği bir alan; erkeklerinse işine gelen bir kaçış fırsatı. Bu yaklaşım yeni kuşak için ilk bakışta ayrımcılık olarak algılanabilir; fakat kadının toplumdaki yerinin ancak son 2-3 kuşakta ciddi biçimde değişmeye başladığını unutmayalım. Bu notları o zamanın şartlarında ele almak lazım. Devam edelim…
Çocukluğumdaki temizlik günlerinden hafızamda kalan bazı kokular vardır benim. Mesela çamaşır suyu kokusu bunlardan biridir. Temizliğin sembolü olan bu kokuya günümüzde deniz ferahlığı, çiçek tazeliği vb. kokular katılmış durumda (kimyasal olarak tabi). Apartman merdivenlerin arap sabunu kokması da anılarımın içerisinde.
Bir de elektrik süpürgesi kokusu vardı. Yüksek motor sesine eşlik eden bu kokuyu unutmam mümkün değil. Süpürgenin ısınmasından ileri gelen bakalit kokusu ve ona eşlik eden toz kokusu temizlik gününün olmazsa olmazları arasındaydı. Aslında biraz dikkat ederseniz bu kokuyu hala duyarsınız. Peki bu toz kokusu nereden kaynaklanır? Hiç düşündünüz mü? Eski elektrikli süpürgelerin kötü bir huyu vardı. Süpürgeler, çektiği tozun bir kısmını arkasından tekrar dışarı püskürtürdü. Peki tek işi temizlik olan bu makineler, bir yandan temizlerken neden bir yandan da ortalığı toza bulardı. Çünkü, filtreleri henüz gelişmemişti. Çünkü, çıkışın ağzına üretici tarafından filtre namına bir sünger sıkıştırıldı mı tamamdı. Kimseyi suçlamak için değil; eldeki imkanlar ancak bunu mümkün kılıyordu. Oysa çağımızın teknolojisi filtreleri de değiştirdi. Nilfisk tarafından 2018 yılının ilk çeyreğinde lanse edilecek süpürgeler, çektiği tozun tamamını içinde tutuyor, dışarı çıkmaya yelteneni de yeni teknolojiyle üretilmiş filtresi yardımıyla yakalıyor. İşte bu marifetli filtrenin adı ‘HEPA filtre’. Nilfisk, kendi geliştirdiği bu filtreyi ev tipi süpürgelerde kullanan dünyadaki ilk marka.

Bu süpürgeleri kullanmak için sağlığa önem vermek yeterli bir neden. Bununla birlikte, eğer evde alerjik bünyesi olan bir aile ferdi varsa, %100 toz tutma özelliği olan yeni nesil Nilfisk süpürgeyi evinizde bulundurmayı düşünmelisiniz. Bu arada, Nilfisk’in bu konuda alternatifi şu anda yok. Uzunca bir süre de olmayacak gibi duruyor.
Nilfisk yüz yılı aşkın ürün geliştirme tecrübesini bu yeni modellerle konuşturduğunu da ayrıca belirtmem lazım. Bu yeni nesil elektrik süpürgelerini kısa bir süre sonra satın alabileceksiniz. Hep sağlıkla, daima tertemiz olmaya ve bizimle kalmaya devam edin

Mustafa İlgün
www.buyuktemizlik.com


İki kızım var. Uzun yıllar turizm ve perakendecilik sektörlerinde çalıştım. Okul öncesi eğitimde kurucu ve yönetici olarak çalıştım.ANNEM in zamansız vefatından sonra işimi bıraktım. Ve bu site ANNEM i kaybettikten sonra, kızlarım tatilde ve ben evde yalnız başıma ANNEM in bize bıraktığı 17 yıllık günlüklerini okurken bir blog açmak isteğiyle doğdu. Anneannem Latife Hanım ve ANNEM Gülseren isimlerinin birleşmesinden "LATİGÜL"  olarak yayın hayatına başladı. Bu sitede anneler,anne adayları, eğitimciler,gençler kendileri için son haberlere ulaşabilir,dilerlerse uzman oldukları konularda sayfalarıma konuk olabilirler.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

By using this form you agree with the storage and handling of your data by this website.